SORULAR SAYFA 1 ,
SORULAR SAYFA 2 ,
Sorular Sayfa 3

Üremik Sentromu
Kan düzeyleri yükselmiş bulunan azotlu madde ve diğer yıkım ürünlerinin toksik etkileri sonucunda ortaya çıkan belirti ve bulgulardan oluşur.
Belirtiler
Üremik hastaların uyandıktan hemen sonra bulantı ve kusma yakınmaları vardır. iştahsızlık görülebilir, yemek yemenin hastalıklarını artıracağı düşüncesi buna katkida bulunur. Çoğu kez yorgunluk, halsizlik ve/veya üşüme hissinden yakınırlar. Mental durumları değişmiştir, başlangıçta kişilikte çok dikkat çekmeyen değişiklikler vardır, ama giderek konfüzyon tablosu ve sonunda koma gelişebilir.
Bulgular
Vücutta birikmiş üre gibi zararlı maddelerin ve aşırı suyun bir membran aracılığı ile vücuttan uzaklaştırılması işlemidir. İlerlemiş böbrek yetmezliğinin tedavisinde kullanılır. Diyaliz tedavisi bozulmuş böbrek işlevlerinin bir kısmını düzenleyerek yaşamın devam etmesini sağlar. 30-40 yıl önce ilerlemiş böbrek yetmezliği olan hastalar günler-haftalar içinde kaybedilirdi. Diyaliz teknolojisinde sağlanan gelişmeler, bu hastalarda önce yasam süresini uzatmış, daha sonra yasam kalitesinin artmasını sağlamıştır. Bu nedenle günümüzde diyaliz hastaları şanslıdır.
Belirtiler ve Bulgular
Üremiye karşı anemi. Önceden sadece üremiye bağlanan bir çok belirti ve bulgunun kısmen üremi ile birlikte olan anemiye bağlı olabileceği gösterilmiştir. Örneğin, eritroproetin ile anemileri düzeltilince, diyaliz hastalarının halsizliklerinde belirgin bir azalma olur, bunun yanında kendilerini iyi hissederler ve egzersiz toleransında artma gözlenir. Ayrıca, kanama zamanları düzelebilir, angina pektorisleri azalabilir ve sol ventrikül hipertrofisi gerileyebilir.
Üremik sendrom ile kreatinin klirensi arasındaki ilişki
Üremik sendrom genel olarak kreatinin klirensi 10 mlt/dk/1,73 m2 'nin altına düştüğü zaman gelişir. Diyabetikler özellikle daha hassastırlar ve çoğu kez daha erken dönemde (kreatinin klirensi 15 mlt/dk/1,73 m2 'nin altına düşünce) kronik diyalizin başlatılmasına gereksinim duyarlar.
Kronik böbrek yetersizliğinde kreatinin klirensi 30 mlt/dk/1,73 m2 'nin altına düştüğü zaman bile azalmış spontan protein alımı , anemi ve Ca/PO4/PTH dengesinde bozukluklar görülebilir.Akut diyaliz için indikasyonlar
A) Bozulmuş böbrek fonksiyonu için labaratuar bulguları mevcut olan hastalarda (kreatinin klirensi < 20-25 mlt/dk/1,73 m2)
1. Üremiye bağlı olduğu bilinen belirtiler:
Bulantı, kusma, iştah azalmasından dolayı beslenme bozukluğu, kanamaya yol açan gastrit ile us ve kanamalı veya kanamasız olan kolit gibi diğer gastrointestinal belirtiler.
Mental durum değişikliği (letarji, somnolans, kiriklik, stupor, koma veya deliriyum gibi) veya üremik ensefalopatinin bulguları (asteriksis, tremor , multifokal myokloni, nöbetler).
Perikardit (kanama ve/veya tamponad için yüksek risk) (Acil endikasyon)
Üremik trombosit fonksiyon bozukluğuna bağlı kanama diyatezi (acil endikasyon, bununla beraber bu tablo hematokritin %30'un üzerine çıkarılmasına da yanıt verebilir.
-2.
Refrakter ve ilerleyici sıvı yüklenmesi
-3.
Kontrol edilemeyen hipertansiyon
-4.
Özellikle oligürik bir hastadaki ağır metabolik asidoz.
-B)
Kan üre azotunun 70-100 mg/dlt'yi (25-36 mmol/L) aşması veya (24 saatlik idrarda) kreatinin klirensinin 15-20 mlt/dk/1,73 m2' nin altına inmesi ile karakterize olan renal fonksiyonun giderek kötülesmesi
Rölatif endikasyonlar
Hafızada ve bilişsel fonksiyonlarda bozulmalar
Erken periferal nöropati
Diüretiklere yanıtsız periferik ödem
İnatçı kaşıntı-Serum kalsiyum ve fosfor düzeyinin iyi kontrol edilememesi
Eritropoetin tedavisine dirençli anemi
SORULAR SAYFA 1 , SORULAR SAYFA 2 ,
Sorular Sayfa 3